|
Güneş
panelleri güneş ışığını direkt olarak elektriğe çevirirler. PV (Fotovoltaik)
hücreler yarı iletken malzemeden üretilmektedirler.
Güneş panellerinin yapısında bir yarı iletken olan “silisyum”
elementi bulunur. Güneş ışığı bu maddeler tarafından absorbe
edildiği zaman, elektronlar bulundukları atomlardan ayrılarak
madde içinde serbest kalırlar ve böylece bir elektrik akımı
oluşur.
Işığın (fotonların) elektriğe (voltaj) dönüşümüne fotovoltaik
efekt adı verilmiştir. Paneller, gölgeli havalarda bile önemli
miktarda elektrik enerjisi üretebilmektedir. Güneş panelleri çok
sayıda güneş hücresinin birbirine paralel veya seri bağlanarak
bir yüzey üzerine monte edilmesiyle oluşturulur.
Kullanılan hücre tipinin yapısına göre polikristal, monokristal
ve ince film olmak üzere çeşitli güneş panelleri mevcuttur.Bir
güneş hücresinin performansı verimi ile ölçülmektedir. Aldığı
enerjinin yüzde kaçını kullanılabilir elektriğe dönüştürdüğü
verimi belirleyen en önemli parametredir.
Ancak belli dalga boylarındaki
ışık elektriğe dönüştürülebilir, geri kalan büyük miktar hücreyi
oluşturan madde tarafından ya emilmekte ya da yansıtılmaktadır.
Bundan dolayı günümüzde tipik bir güneş hücresinin verimi %15
civarındadır, yani aldığı enerjinin sadece altıda birini
elektriğe çevirmektedir.
Güneş
panellerin mevsimlere bağlı olarak farklı açılarla güneşe doğru
yönlendirmesi yapılarak her mevsimde azami verim alınması mümkün
olmaktadır. Türkiye için genelde geçerli olan 60º kış eğimi
sayesinde ve panel camlarının özelliği nedeni ile buzlanma veya
kar birikmesi engellenmektedir.
Alternatif enerji sistemleri proje gereksinimlerine göre
şebekeye paralel (on-grid), şebekeden bağımsız (off-grid) ve
Green-Line (şebeke destekli) olarak tasarlanabilir.
Şebeke bağlantılı güneş pili sistemlerin gücü, birkaç kW'dan
birkaç MW'lara kadar değişebilmektedir. Bu sistemler yüksek
güçte santral boyutunda sistemler olabileceği gibi daha çok
görülen uygulaması binalarda küçük güçteki sistemler
şeklindedir.
Şebekeden bağımsız sistemler şebekenin hiç olmadığı yerlerde
tercih edilirler. İklim verileri yeterli olduğu sürece bu
sistemler yalnızca ilk yatırım giderleri bile göz önüne
alındığında, şebekeye bağlanmak için gerekli olan yatırımdan
daha kazançlı olabilmektedir.
Bu sistemlerde üretilen elektriğin depolanarak geceleri veya
enerji üretilmediği zamanlarda kullanılabilmesi için batarya
olması gerekmektedir. Batarya kapasitesi ayarlanırken bölgenin
iklim verileri, kullanılacak elektrikli cihazlar ve de kullanım
süresi göz önüne alınır.
Şebekeden
bağımsız sistemlerin genel uygulama alanları aşağıdaki gibi
sıralanabilir:
-
- Haberleşme istasyonları,
kırsal radyo, telsiz ve telefon sistemleri
-
- Petrol boru hatlarının
katodik koruması
-
- Metal yapıların (köprüler,
kuleler…) korozyondan korunması
-
- Elektrik ve su dağıtım
sistemlerinde yapılan telemetrik ölçümler, hava gözlem
istasyonları
-
- Bina içi ya da dışı
aydınlatılması
-
- Dağ evleri ya da yerleşim
yerlerinden uzaktaki evlerde TV, radyo, buzdolabı gibi
elektrikli aygıtların çalıştırılması
-
- Tarımsal sulama ya da ev
kullanımı amacıyla su pompajı
-
- Orman gözetleme kuleleri
-
- Deniz fenerleri
-
- İlkyardım, alarm ve güvenlik
sistemleri
-
- Deprem ve hava gözlem
istasyonları
-
- Dağ evleri, çiftlikler
-
- Tekne, karavan gibi özel
uygulamalar
Türkiye'nin ortalama yıllık toplam
güneşlenme süresi, 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama
toplam ışınım şiddeti ise 1311 kWh/m 2 yıl ( günlük toplam 3,6
kWh/m 2 ) olarak tespit edilmiştir. Rakamlardan da görüldüğü
gibi ülkemiz alternatif enerji kaynaklarına vakit kaybetmeden
yönelmelidir. |