|
Alternatif
enerji çözümlerinin öneminin arttığı günümüz
dünyasında rüzgâr enerjisi çözümleri önem
kazanmaktadır. Bu durum karşısında ülkemizin
doğal kaynaklarından yararlanarak alternatif
enerji sistemlerinin uygulanması, soruna genel
ve kesin olmayan, ancak gelecek için umut verici
bir çözüm olması nedeniyle gün geçtikçe artan
bir önem kazanıyor. Bu enerji kaynaklarından
rüzgâr, ülkemizde de çok iyi değerlere sahip
olması, sınırsız, temiz, çevreyi kirletmeyen bir
enerji kaynağı olması nedeniyle öne çıkıyor.
Dolayısıyla rüzgâr enerjisi çözümleri ile
birlikte rüzgâr türbini ihtiyacı da giderek
artmaktadır.
Rüzgâr
Enerjisi
Rüzgâr enerjisinin kaynağı
güneştir. Güneş enerjisinin karaları, denizleri
ve atmosferi her yerde aynı derecede
ısıtmamasından dolayı oluşan sıcaklık ve basınç
farkları rüzgârı yaratmaktadır. Güneşten gelen
enerjinin %1-2'si rüzgâr enerjisine dönüşür.
Rüzgâr enerjisi, rüzgârı oluşturan hava akımının
sahip olduğu hareket (kinetik) enerjisidir. Bu
enerjinin bir bölümü yararlı olan mekanik veya
elektrik enerjisine dönüştürülebilir.
Rüzgâr
enerjisinde rüzgârın hızı, yönü ve esme saat
sayısı gibi özellikleri değerlendirilir. Rüzgâr
hızı, bir rüzgâr türbininin elektriğe
çevirebileceği enerji miktarı açısından
önemlidir. Rüzgârın enerji içeriği, ortalama
rüzgâr hızının küpü oranında değişir. Yani
rüzgâr hızı 2 katına çıkarsa, 8 kat enerji
içerir.
Rüzgârın gücünden yararlanılmaya
başlanması çok eski dönemlere dayanır. Rüzgâr
gücünden ilk yararlanma şekli olarak yelkenli
gemiler ve yel değirmenleri gösterilebilir. Daha
sonra tahıl öğütme, su pompalama, ağaç kesme
işleri için de rüzgâr gücünden yararlanılmıştır.
Günümüzde daha çok elektrik üretmek amacıyla
kullanılmaktadır.
Fosil, nükleer ve diğer
yöntemlerde atmosfere zararlı gazlar salınmakta,
bu gazlar havayı ve suyu kirletmektedir.
Rüzgârdan enerji elde edilmesi sırasında ise bu
zararlı gazların hiçbiri atmosfere salınmaz,
dolayısıyla rüzgâr enerjisi temiz bir enerjidir.
Modern bir 600 KW gücündeki rüzgâr türbini
ortalama bir yerde, bir yılda genellikle kömürle
iletilen diğer elektrik santrallerinin 1.200 ton
karbondioksitinin yerine geçecektir.
Rüzgâr gücü, dünyada kullanımı en
çok artan yenilenebilir enerji kaynaklarından
biri haline gelmiştir. Günümüzde dünyadaki
kullanım oranının çok düşük olmasına karşılık,
2020 yılında dünya elektrik talebinin %12'sinin
rüzgâr enerjisinden karşılanması için çalışmalar
yapılmaktadır.
Türkiye'de 2007 verilerine göre de rüzgâr
enerjisi için başvuru aşamasında 3 adet (39,60
MW), inceleme ve değerlendirme aşamasında 125
adet (5.844.73 MW), uygun bulma aşamasında 3
adet (88,75 MW), lisans verilmiş 55 adet
(1948,86 MW) proje bulunuyor.
Rüzgâr türbinleri
Rüzgâr türbini, rüzgârdaki
kinetik enerjiyi önce mekanik enerjiye daha
sonra da elektrik enerjisine dönüştüren
sistemdir. Bir rüzgâr türbini genel olarak kule,
jeneratör, hız dönüştürücüleri (dişli kutusu),
elektrik-elektronik elemanlar ve pervaneden
oluşur. Rüzgârın kinetik enerjisi rotorda
mekanik enerjiye çevrilir. Rotor milinin devir
hareketi hızlandırılarak gövdedeki jeneratöre
aktarılır. Jeneratörlerden elde edilen elektrik
enerjisi bataryalar aracılığıyla depolanarak
veya doğrudan alıcılara ulaştırılır. Dikey
eksenli rüzgâr türbinleri şebeke bağlantılı ve
şebeke bağlantısız olarak kullanılabilir. Şebeke
bağlantılı rüzgâr türbinleri genelde yüksek
güçteki kullanımlar içindir. Son gelişmelerle
birlikte tek bir türbin ile elde edilen güç
saatte 5MW'a kadar çıkabilmektedir. Şebeke
bağlantısız türbinler de daha çok ufak
ihtiyaçlar için kullanılmaktadır.
Rüzgâr
Türbinlerinden elde edilen enerji;
— Her şeyden önce, bol ve
tükenmeyen enerji kaynağıdır
— Yenilenebilir ve süreklidir
— Temiz enerji türüdür,
doğaldır, çevreye ve sağlığa zararsızdır
— Su kirliliğine yol açmaz
— Sessiz, kokusuz, dumansız
enerji sağlar
— Kapasite artırımı kolay ve
basittir
— Deprem vb. afet durumlarında
kesintisiz elektrik sağlar
— Askeri ve güvenlik
uygulamalarına müsaittir
— Hibrid uygulamalara müsaittir
— Doğabilecek ekonomik
bunalımlardan etkilenmez
— Mahalli uygulamalara son
derece elverişlidir
— Dışa bağımlı değildir,
bağımsızdır, özgürlüktür
— Karmaşık teknolojiye ihtiyaç
duyulmamaktadır
— Kolaylıkla uygulanabilir
— Modüler yapıdadır, kapasite
arttırılabilir, nakil edilebilir
— İşletme ömrü çok uzundur,
ilave maliyet gerektirmez
— İşletme ve bakım masrafları
çok çok azdır
— Gaz, duman, kükürt veya
radyasyon gibi zararlı artıkları yoktur
— Enerjiye ihtiyaç duyulduğu
bölgede kurulabileceğinden, üretilen enerjinin
nakil problemi de yoktur
— Her mevsim kullanma ve azami
verim alma imkânı mevcuttur
— Kar, buz gibi etkenler
çalışmasına mani değildir
— Fiyat artışı, zam, maliyet
değişkenliği söz konusu değildir
— Yeni iş alanları, sektörler
gelişir
— Sektörel bazda bölgesel
merkez olunabilir, teknoloji ihraç edilebilir
— Dahili ve harici pazarlar
oluşur
— Merkezi ve bölgesel istihdam
sağlar
— Diğer enerji kaynakları gibi
azalmaz, hatta her geçen gün artmaktadır
Alternatif
enerji sistemleri proje gereksinimlerine göre
şebekeye paralel (on-grid), şebekeden bağımsız (off-grid)
ve Green-Line (şebeke destekli) olarak
tasarlanabilir.
Şebeke bağlantılı sistemlerin gücü, birkaç
kW'dan birkaç MW'lara kadar değişebilmektedir.
Bu sistemler yüksek güçte santral boyutunda
sistemler olabileceği gibi daha çok görülen
uygulaması binalarda küçük güçteki sistemler
şeklindedir.
Uygulama çeşitlerini /
tekniklerini genel olarak 2 başlık altında
toplamak mümkündür;
a)
Şebekeden Bağımsız
Şebeke enerjisinin mevcut
olmadığı yerler veya ana şebeke hattına uzak
olan yerler için en ideal ve ekonomik çözümdür.
Güvenilir,
ekolojik ve bağımsızdır. Artan enerji ve yakıt
masraflarından sizi korur, ucuz ve sonsuz enerji
sağlar.
Şebeke
enerjisi ile birlikte kullanıldığında ise, uzun
süreli kesintiler ile olası voltaj problemi
risklerinize son verir.
En
ufak bireysel kullanımdan en yüksek güçteki
ticari veya profesyonel enerji ihtiyaçlarınız
için DÜNYAMIZ ENERJİ DOLU...
İklim
verileri yeterli olduğu sürece bu sistemler
yalnızca ilk yatırım giderleri bile göz önüne
alındığında, şebekeye bağlanmak için gerekli
olan yatırımdan daha kazançlı olabilmektedir.
Bu sistemlerde üretilen elektriğin depolanarak
geceleri veya enerji üretilmediği zamanlarda
kullanılabilmesi için batarya olması
gerekmektedir. Batarya kapasitesi ayarlanırken
bölgenin iklim verileri, kullanılacak elektrikli
cihazlar ve de kullanım süresi göz önüne alınır.
Şebekeden
bağımsız sistemlerin genel uygulama alanları
aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Haberleşme istasyonları, kırsal radyo, telsiz
ve telefon sistemleri
-
Petrol boru hatlarının katodik koruması
-
Metal yapıların (köprüler, kuleler…) korozyondan
korunması
-
Elektrik ve su dağıtım sistemlerinde yapılan
telemetrik ölçümler, hava gözlem istasyonları
-
Bina içi ya da dışı aydınlatılması
-
Dağ evleri ya da yerleşim yerlerinden uzaktaki
evlerde TV, radyo, buzdolabı gibi elektrikli
aygıtların çalıştırılması
-
Tarımsal sulama ya da ev kullanımı amacıyla su
pompajı
-
Orman gözetleme kuleleri
-
Deniz fenerleri
-
İlkyardım, alarm ve güvenlik sistemleri
-
Deprem ve hava gözlem istasyonları
-
Dağ evleri, çiftlikler
-
Tekne, karavan gibi özel uygulamalar
b)
Şebeke Bağlantılı
Şebeke bağlantılı fotovoltaik
sistemler tüm Avrupa’da hızla gelişmekte olan
bir uygulamadır.
Yüksek performanslı modüller,
invertörler, montaj sistemleri ve görüntüleme
sistemlerinin yanı sıra fotovoltaik ürün
yelpazemiz yüksek kaliteli aksesuarlar da
içermektedir.
Şebeke bağlantılı sistemlerin
gücü, birkaç kW'dan birkaç MW'lara kadar
değişebilmektedir. Bu sistemler yüksek güçte
santral boyutunda sistemler olabileceği gibi
daha çok görülen uygulaması binalarda küçük
güçteki sistemler şeklindedir.
Türbin güçleri:
100kW' tan başlayan ve 1,5MW
kadar varan geniş bir yelpazeyi içermektedir.
Temin süreci:
Türbinlerin yurtdışından
bulunması, 2.el ise revizyondan geçirilmesi,
nakliyesinin yaptırılması, gümrüklenmesi, montaj
yerinin tespiti ve hazırlığı, montajın yapılması
ve devreye alınmasını kapsar.
Rüzgâr Hızı Ölçümü:
Rüzgâr şiddeti ölçümü için direk
dikilmesi, ölçümlerin takibi, verilerinin
alınması, raporlanması ve yatırım
fizibilitesinin yapılması çalışmalarını kapsar.
Rüzgâr türbinleri 5–7 yıl,
bataryalar ise 10–15 yıl garantileri vardır.
Garanti süreleri ürünlerin türlerine göre
değişmektedir.
Bakım:
Rüzgâr enerji sistemleri pek bakim gerektiren
sistemler değildir. Bireysel kullanımlarda güneş
panellerinin arada bir temizlenmesi, rüzgâr
türbinlerinin de yağlanması yeterli olacaktır.
Anlık kesintiye bile maruz kalınmaması gereken
kurumsal uygulamalarda ise ‘periyodik bakim
anlaşması’ yapabilirsiniz. Böylece hiçbir
sorunla karşılaşmadan sistemleri yıllar boyu
kullanabilirsiniz.
İzin:
Rüzgâr Enerjisi sistemlerinde kendi tüketiminizi
sağlamak amacıyla kurduğunuz belli bir gücün
altındaki sistemler için herhangi bir izin ve
belge almanız gerekmemektedir. |