Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Jeotermal Enerjisinin Çevresel Etkileri

Jeotermal Enerjisinin Çevresel Etkileri

Belirli jeotermal alanlarda atılan jeotermal atık sulardaki kirleticilerin konsantrasyonları İstenmeyen ses olarak tariflenen gürültü, inceleme sondajlarında, inşa ve üretim fazlarında meydana gelir. Çoğu jeotermal alanlar gürültü oranı az ve ekstra gürültünün ilgi çektiği ırak alanlardadır.

Gürültü Fiziksel kirlilik Bu etkiler ile bitkiler ve yaban yaşam ziyan görebilir, yüzey morfolojisi değişebilir. Zemin oturması çökme Her türlü yeraltı rezervuarından büyük miktarda çekilen akışkanın art basılmaması, Vakitle azalan akışkan miktarının azalmasından kaynaklı sıcaklık ve basınç kayıbı ve bölgenin yeryüzü şekillerine bağlı olarak toprak yüzeyde kademeli olarak ortaya çıkan çökmeler ile kendini gösterebilir.

Bu art dönüşü olmayan bir olaydır.Arazi, yerleşim yerlerine yakın ise çökme, binaların stabilitesinde, yerleşke olmayan yerlerde çevresel olarak yüzey su havzasında problemler yaratır. Jeotermal akışkanın büyük miktarlarda çekimi ile yeraltındaki kütle miktarının azalması, rezervuara soğuk suyun basılması neticesi kızgın olan kayaçların bir anda enerjilerini kaybetmesi, Basılan akışkan basıncının, basmakalıp basıncı arttırması neticesi, fay ve çatlakların karşılıklı yüzeyleri arasındaki sürtünme direncini azaltması gibi sebepler ile jeotermal alanlarda mikro-depremler görülebilir.

Yeni Zelanda’daki Wairakei jeotermal kısmı 1958 yılından 1998 yılına kadar 14 m’den çok çökme alana gelmiştir Amonyak (NH3) İstenmeyen susal yabani otların büyümesine yol cesur. Nehirleri tıkayabilir, oksijeni tüketir Arsenik (Yemek) İnsanda yiyecek ya da içecek alımı ile zehirlenmeye, direkt olarak kansere –WHO(1993)- ve bitkilerin zehirli olmasına, yapraklarında renk bozulmasına yol cesur Cıva (Hg) Atmosferde geniş alana yayılır ve uzun vakit kalır.

Gıda zincirinin her basamağında birikir, sinir sistemine ve böbreklere menfi tesiri bulunmaktadır Hidrojen sülfit (H2S) Ağır gazdır, yüzeye yakın birikir, doğrudan hissedilir. Bitkilerde doku sorunu, büyüme azalması, asit yağmurları ile su, toprak ve nebat kimyasını bozar. Karbondioksit (CO2) CO2 ‘in atmosfere deşarjı global ısınmaya sebep olur.

Kimyasal ve termal kirlilik Jeotermal proseslerde soğutma suyu atımı, gaz, buhar ve kuyu yoluyla çevreye fosil yakıtlara ve nükleer kuvvet santrallerine göre ‘temiz’ sayılabilecek düzeyde kimyasal kirleticilerin veriliyor olmasına karşın, etkiler dikkatli bir yönetimle en üye indirgenebilir ya da tamamıyla ortadan kaldırılabilir. Jeotermal enerjideki kirleticiler genellikle elde edildiği bölgeyle orantılıdır. Jeotermal akışkanlar, yoğuşmayan gazlar ve miktarı sıcaklıkla yükselen çözünmüş sert partiküller içerir.

Yoğuşmayan gazlar ise ; Borik asit (H3BO3) Fazla Bor (B) konsantrasyonları, insanda kilo kayıbına, bağırsak sistemi rahatsızlıklarına ve bitkilerde menfi etkilere yol cesur, muhakkak içme suyuna karıştırılmamalıdır. Jeotermal akışkanlar bileşimlerinin ve pH değerlerinin bir fonksiyonu olarak çoğu kez kalsit (CaCO3) ve bazı vaziyetlerde ise silis (SiO2) kabuklaşmaları yapabilirler.

Bir önceki yazımız olan Rüzgar Enerjisinin Avantajları başlıklı makalemizde Enerji, rüzgar ve rüzgar enerjisi hakkında bilgiler verilmektedir.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ